Yes Man!

Evet! Evet! Evet diye haykırmak isteyenlerin filmi de denebilir. Evet bu sefer bahsini edeceÄŸim konu bir film. Bugün birkaç arkadaÅŸ toplanıp cevahir avm’ye gittik. Sinema katındaki film afiÅŸlerinin karşısına geçip “yemek yedikten sonra bir filme gitsek ama hangisine?” sorularına dalmadan yaptık seçimi.  Jim carrey’i görür görmez herkesin hemfikir olması beni de ayrı bir mutlu etti.  Ancak ıssız adam’ın da hala oynuyor olması da garip e yuh yani.  Apar topar 4 bilet alıp kendimizi yemek katına attık. Sonrada tatlı yemek için mudo’ya çıktık.  Pek bi keyifli idi.  Mudo oldukça açılmış ve bulunduÄŸu katın en kuytu köşelerine kadar masalarla doldurmuÅŸ içimden kınadım ne yalan söyliyeyim. Yanlarına yeni bir yer açılınca görürüm ben onları.  Bize henüz kalkmakta olan bir grubun masasını gösterdiler.  Çiftler toparlanıp masayı terk etti, ancak oturduÄŸum sandalyedeki canlı öyle bir kuluçka dönemi geçirmiÅŸ ki bir müddet sıcaklığın verdiÄŸi rahatsızlık,  altını ıslatmış çocuk huzursuzluÄŸu boyutlarına vardı.  SipariÅŸleri verdik, bu huzursuzlukla ben bu sefer dondurma dolgulu profiterol istedim. Bir vakit geçtikten sonra ÅŸef garson sıfatını yakıştırdığım bir zat acaba dondurma dolgulu profiterol isteyip istemediÄŸimi yoksa profiterol üzerine dondurmayı mı kastettiÄŸimi sordu.  İkisinin farklı ÅŸeyler olduÄŸunu dolgulu olanın -34 dereceden çıkarıldığını sevmeyebileceÄŸimi açıkladıktan sonra bu nezakete dayanamayıp seçimimi deÄŸiÅŸtirmemekte ısrarcı olduÄŸumu belirttim. Benim için ilginç bir deneyim oldu yanında servis edilen sıcak çikolata sanıyorum henüz ısıtılmamıştı çünkü profiterolün üstüne döküldüğü anda hemen donmasını çok garipsedim.  Ama normal profiterol isteyip bunlarla uÄŸraÅŸmasaydım diye geçirdim aklımda ne yalan diyeyim. Uzun lafın kısası saf çikolatacılara tavsiyem olsun…
Tıkınma faslı bittikten  sonra filme geçtik apar topar, geç kalacağız telaşı ile ışıklar sönerken yetiÅŸtik. Her zamanki jim carrey klasiÄŸi izleyeceÄŸimden şüphem yoktu ancak film izlerken salondan tek tük gelen kahkahaları garipsedim bazı sahnelerde. Dilin kendi içinde gizli olan küçük espiriler bile bazen nadir farkedildi sadece alt yazı okuyan bir milletmiÅŸiz onu farkettim.  Herkesin güldüğü sahne ise Carl ile  Terrence Bundley nin yani jim ile “evet” felsefesinin yaratıcısı diyelim karşılıklı diyalogları oldu.  Zaten film de aslında bu terapi ile baÅŸladı diyebiliriz. Filmin o ana kadar ki sahneleri küçük espiriler ile süslenmiÅŸti. İlk yarısını kızla tanışma kısmına kadar vasat buldum bu yüzden. Ancak katıldığı toplantıdan  aldığı gazla herkese evet diyen ve hayatına yeniden yön veren carl, toplantı öncesinde eski eÅŸinin etkisinden hala kurtulamamış, sosyal iliÅŸkilerinde mazeret üreten ve bir türlü mutlu olamayan adam imajını çiziyordu. Bu toplantıyla farklı olmaya karar verdi. ilk olarak arabasında kendisini parka bırakmasını isteyen bir evsize rastladı ve adama hayır diyemeyen carl da o vakitden sonra başına gelenlerle hayatına yeni bir soluk getirdi. Asıl olaylar da bu olay sonrasında gerçekleÅŸti zaten. Genel itibari ile jim carrey’i komik bulanların izleyebileceÄŸi ancak kesin gülmekten altıma iÅŸerim ben modunda girerseniz üzülebileceÄŸiniz bir film. Bir komedi klasiÄŸi olamaz ise de izlenebilecek bir komedi filmi olduÄŸunu düşünüyorum.  Sevgililer, aÅŸk böcükleri için tavsiyemdir. Tek gidilmesi halinde kafada ÅŸimÅŸekler çakar ve ben de bay evet olayım diyerek salondan ayrılabilirsiniz.  Aman diyim!
Çok fazla detaylara girerek filmin güzelliğini kaçırmayacağım, sadece filmin ilk yarısında olanlar hakkında biraz fikir vermek istedim işte hepsi bu.
Film hakkındaki ayrıntılı bilgiye imdb’den bakabilirsiniz iÅŸte link: http://www.imdb.com/title/tt1068680/
Popularity: 4% [?]



Cevabınızı bırakın!